background img

The New Stuff

milli edebiyat akımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
milli edebiyat akımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAHYA KEMAL BEYATLI EDEBİ KİŞİLİĞİ, YAHYA KEMAL BEYATLI ESERLERİ, YAHYA KEMAL KİMDİR,MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ SANATÇILARI
YAHYA KEMAL

2 Aralık 1884 yılında Üsküp'te dünyaya gözlerini açtı. Gerçek adı Ahmed Agâh'tır. 

Darülfünun’a Medeniyet Tarihi müderrisi olarak girdi. Sonraki yıllarda Batı Edebiyatı Tarihi, Türk Edebiyatı Tarihi derslerini de okuttu. Hayatının sonuna kadar çok yakın dostu olarak kalan Ahmet Hamdi Tanpınar, onun Darülfünun’da öğrencisi olmuştur.

Yahya Kemal Beyatlı
YAHYA KEMAL BEYATLI EDEBİ KİŞİLİĞİ
1918 senesinde "Yeni Mecmua"da yayımlanan şiirleriyle büyük alaka uyandırdı. Daha sonra Edebi Mecmua, Şair, Büyük Mecmua, Şair Nedim, Yarın, İnci, Dergah gibi dergilerde yayımlanan şiirleriyle kendini ispatladı.

"Milli Edebiyat" anlayışına destek vermek için, mutlaka dilin sadeleştirilmesi gereğini kabul etmemiş; "Servet-i Fünun"  akımının etkisinde yazmaya başladığı, daha sonra ise kendine özgü üslubunu bulduğu, musiki tadındaki şiirleriyle, edebiyatın müzik notalarıyla hayat bulabileceğini göstermiştir. Türk şiiri ve Türkçe söz sanatlarını inceledi. "Mısra haysiyetimdir." sözüyle şiirde dizenin bir iç ahenkle, musiki cümlesi halinde mükemmelleştirilmesi gerektiğini anlatır.

Türk edebiyat tarihinin en büyük sanatçılarından biri olan Yahya Kemal, Divan edebiyatı ve Osmanlı şiir kalıbı olan aruz ölçüsüeserlerinde kullanmıştır Klasik şiirimizin temel özelliklerine bağlı kalarak, kendine özgü bir şair oldu. Sanatta ve edebiyatta millî ve manevî değerlere bağlı kaldı.

1 Kasım 1958'de,  İstanbul Cerrahpaşa Hastanesi'nde hayatını kaybetti.

ESERLERİ:


ŞİİR: Kendi Gök Kubbemiz (1961) Eski Şiirin Rüzgârıyla (1962) Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş (1963) Bitmemiş Şiirler (1976)

DÜZYAZI: Aziz İstanbul (1964) Eğil Dağlar (1966) Siyasi Hikayeler (1968) Siyasi ve Edebi Portreler (1968) Edebiyata Dair (1971) Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım (1973) Tarih Musahabeleri (1975) Mektuplar-Makaleler (1977)

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ SANATÇILARI - YAHYA KEMAL KİMDİR? YAHYA KEMAL BEYATLI EDEBİ KİŞİLİĞİ-YAHYA KEMAL BEYATLI ESERLERİ-YAHYA KEMAL HAYATI

YAHYA KEMAL BEYATLI EDEBİ KİŞİLİĞİ, YAHYA KEMAL BEYATLI ESERLERİ, YAHYA KEMAL KİMDİR,MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ SANATÇILARI
YAHYA KEMAL

2 Aralık 1884 yılında Üsküp'te dünyaya gözlerini açtı. Gerçek adı Ahmed Agâh'tır. 

Darülfünun’a Medeniyet Tarihi müderrisi olarak girdi. Sonraki yıllarda Batı Edebiyatı Tarihi, Türk Edebiyatı Tarihi derslerini de okuttu. Hayatının sonuna kadar çok yakın dostu olarak kalan Ahmet Hamdi Tanpınar, onun Darülfünun’da öğrencisi olmuştur.

Yahya Kemal Beyatlı
YAHYA KEMAL BEYATLI EDEBİ KİŞİLİĞİ
1918 senesinde "Yeni Mecmua"da yayımlanan şiirleriyle büyük alaka uyandırdı. Daha sonra Edebi Mecmua, Şair, Büyük Mecmua, Şair Nedim, Yarın, İnci, Dergah gibi dergilerde yayımlanan şiirleriyle kendini ispatladı.

"Milli Edebiyat" anlayışına destek vermek için, mutlaka dilin sadeleştirilmesi gereğini kabul etmemiş; "Servet-i Fünun"  akımının etkisinde yazmaya başladığı, daha sonra ise kendine özgü üslubunu bulduğu, musiki tadındaki şiirleriyle, edebiyatın müzik notalarıyla hayat bulabileceğini göstermiştir. Türk şiiri ve Türkçe söz sanatlarını inceledi. "Mısra haysiyetimdir." sözüyle şiirde dizenin bir iç ahenkle, musiki cümlesi halinde mükemmelleştirilmesi gerektiğini anlatır.

Türk edebiyat tarihinin en büyük sanatçılarından biri olan Yahya Kemal, Divan edebiyatı ve Osmanlı şiir kalıbı olan aruz ölçüsüeserlerinde kullanmıştır Klasik şiirimizin temel özelliklerine bağlı kalarak, kendine özgü bir şair oldu. Sanatta ve edebiyatta millî ve manevî değerlere bağlı kaldı.

1 Kasım 1958'de,  İstanbul Cerrahpaşa Hastanesi'nde hayatını kaybetti.

ESERLERİ:


ŞİİR: Kendi Gök Kubbemiz (1961) Eski Şiirin Rüzgârıyla (1962) Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş (1963) Bitmemiş Şiirler (1976)

DÜZYAZI: Aziz İstanbul (1964) Eğil Dağlar (1966) Siyasi Hikayeler (1968) Siyasi ve Edebi Portreler (1968) Edebiyata Dair (1971) Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım (1973) Tarih Musahabeleri (1975) Mektuplar-Makaleler (1977)

milli edebiyat sanatçıları, ZİYA GÖKALP KİMDİR, ZİYA GÖKALPİN EDEBİ YAŞAMI, ZİYA GÖKALPİN ESERLERİ, ZİYA GÖKALPİN ÖNEMİ

ZİYA GÖKALP (1876-1924)

Ziya Gökalp, Türkçülük akımını bir sisteme bağlayan
bir fikir adamı ve bu sistemi eserlerinde işleyen bir sanatçıdır. Türk ulusunun din, dil, ahlâk, edebiyat yönlerinden aynı kültürle yetişmiş kişilerden oluştuğuna inanan Ziya Gökalp, eserleriyle Türk milliyetçiliğinin sınırlarını çizmiş, "Millî Edebiyat"ın da fikir yönüyle temellerini oluşturmuştur. Gökalp'in Türkçülük anlayışı, dil, edebiyat, din, ekonomi, güzel sanatlar ve siyaset alanlarını kapsar. "Turancılık" ideolojisini de savunmuştur.
 
Edebiyatı, bu fikirlerini yaymak için, bir araç olarak kullanmıştır. Sanat yapma kaygısı yoktur. Eserlerinin didaktik yönü ağır basmaktadır. Şiir ve nesir alanında eserleri vardır. Destan, masal ve makaleler de yazmıştır. Dile büyük önem vermiştir. Eserlerini sade bir dille yazmıştır. Türk dilinin gelişmesi yolunda çaba sarf etmiştir. Türkçe karşılıkları olan Arapça ve Farsça kelimelerin atılmasından, Türkçeleşmiş kelimelerin de artık Türkçe sayılmasından yanadır. Ona göre millî vezin hece veznidir.

Şiirleri: Kızıl Elma, Altın Işık, Yeni Hayat  

Düzyazıları: Türk Medeniyeti Tarihi, Türk Töresi, Türkçülüğün Esasları, Türkleşmek-Muasırlaşmak-İslâmlaşmak, Malta Mektupları.

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ SANATÇILARI-3 ZİYA GÖKALP KİMDİR? ZİYA GÖKALP'İN ÖNEMİ-ZİYA GÖKALP'İN ESERLERİ-ZİYA GÖKALP'İN EDEBİ YAŞAMI

milli edebiyat sanatçıları, ZİYA GÖKALP KİMDİR, ZİYA GÖKALPİN EDEBİ YAŞAMI, ZİYA GÖKALPİN ESERLERİ, ZİYA GÖKALPİN ÖNEMİ

ZİYA GÖKALP (1876-1924)

Ziya Gökalp, Türkçülük akımını bir sisteme bağlayan
bir fikir adamı ve bu sistemi eserlerinde işleyen bir sanatçıdır. Türk ulusunun din, dil, ahlâk, edebiyat yönlerinden aynı kültürle yetişmiş kişilerden oluştuğuna inanan Ziya Gökalp, eserleriyle Türk milliyetçiliğinin sınırlarını çizmiş, "Millî Edebiyat"ın da fikir yönüyle temellerini oluşturmuştur. Gökalp'in Türkçülük anlayışı, dil, edebiyat, din, ekonomi, güzel sanatlar ve siyaset alanlarını kapsar. "Turancılık" ideolojisini de savunmuştur.
 
Edebiyatı, bu fikirlerini yaymak için, bir araç olarak kullanmıştır. Sanat yapma kaygısı yoktur. Eserlerinin didaktik yönü ağır basmaktadır. Şiir ve nesir alanında eserleri vardır. Destan, masal ve makaleler de yazmıştır. Dile büyük önem vermiştir. Eserlerini sade bir dille yazmıştır. Türk dilinin gelişmesi yolunda çaba sarf etmiştir. Türkçe karşılıkları olan Arapça ve Farsça kelimelerin atılmasından, Türkçeleşmiş kelimelerin de artık Türkçe sayılmasından yanadır. Ona göre millî vezin hece veznidir.

Şiirleri: Kızıl Elma, Altın Işık, Yeni Hayat  

Düzyazıları: Türk Medeniyeti Tarihi, Türk Töresi, Türkçülüğün Esasları, Türkleşmek-Muasırlaşmak-İslâmlaşmak, Malta Mektupları.

Mehmet Emin Yurdakul, 13 Mayıs 1869'da İstanbul'da doğdu.

Türk şair, milletvekili. “Türk Şairi”, “Milli Şair” diye de bilinir. Türk edebiyatında "Türk" kelimesini kullanan ilk sanatçıdır.
Türk Milli Edebiyat akımının öncü şairleri arasında yer almıştır. Milliyetçi, halkçı görüşleri savunan şiirler yazan Mehmet Emin Yurdakul, Osmanlı Meclis-i Mebusan’ına ve TBMM II., III., IV., V., VI. Dönemlerine milletvekili olarak katılmıştır.

İlk şiiri 1897 yılında Yunan Harbi sırasında Selanik’te çıkarılan Asır Gazetesi’nde yayımladı. “Cenge Giderken” adlı bu şiir ile ünlendi. Bu şiirle Milli Edebiyatın doğuşunu müjdeledi. 1899’da “Türkçe Şiirler” isimli bir şiir mecmuası çıkardı. İstanbul’da “Servet-i Fünun”, Selanik’te “Çocuk Bahçesi” , İzmir’de "Muktebes" adlı dergilerde şiirlerini yayımlamayı sürdürdü.

Türk kültürü, dili ve sanatının geliştirilmesi amacıyla” kurulan "Türk Ocağı" adlı teşkilatın kurucuları arasında yer aldı. Bu teşkilatın ilk genel başkanı oldu ve çıkarılan "Türk Yurdu" dergisinin yayın sorumluluğunu üstlendi.
 
Şiir yazmaya Servet-i Fünun Dergisi’nde başlayan Mehmet Emin, bütün şiirlerinde sade, anlaşılır bir dil ve Türk Edebiyatının milli ölçüsü olan hece ölçüsünü kullandı. Şiirlerinin konularını toplum dertlerinden, sosyal-epik hayat sahnelerinden aldı; uyarıcı, öğretici -didaktik yanı ağır basan- şiirler yazdı.



14 Ocak 1944 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Mezarı Zincirlikuyu Mezarlığı'ndadır.

ESERLERİ:
 
ŞİİR KİTAPLARI:
Türkçe Şiirler (1899-1918)
Türk Sazı (1914)
Ey Türk Uyan (1914)
Tan Sesleri (1915, 1956)
Ordunun Destanı (1915)
Dicle Önünde (1916)
Hastabakıcı Hanımlar (1917)
Turana Doğru (1918)
Zafer Yolunda (1918)
İsyan ve Dua (1918)
Aydın Kızları (1919)
Mustafa Kemal (1928, şiir ve düzyazı)
Ankara (1939)


DÜZYAZI:
Fazilet ve Asalet (1890)
Türkün Hukuku (1919)
Kral Corc’a (1923)
Dante’ye (1928)
 

Milli Edebiyat Dönemi Sanatçıları-2 Mehmet Emin Yurdakul Hayatı, Edebi Kişiliği, Edebiyatımız İçin Önemi, Eserleri

Mehmet Emin Yurdakul, 13 Mayıs 1869'da İstanbul'da doğdu.

Türk şair, milletvekili. “Türk Şairi”, “Milli Şair” diye de bilinir. Türk edebiyatında "Türk" kelimesini kullanan ilk sanatçıdır.
Türk Milli Edebiyat akımının öncü şairleri arasında yer almıştır. Milliyetçi, halkçı görüşleri savunan şiirler yazan Mehmet Emin Yurdakul, Osmanlı Meclis-i Mebusan’ına ve TBMM II., III., IV., V., VI. Dönemlerine milletvekili olarak katılmıştır.

İlk şiiri 1897 yılında Yunan Harbi sırasında Selanik’te çıkarılan Asır Gazetesi’nde yayımladı. “Cenge Giderken” adlı bu şiir ile ünlendi. Bu şiirle Milli Edebiyatın doğuşunu müjdeledi. 1899’da “Türkçe Şiirler” isimli bir şiir mecmuası çıkardı. İstanbul’da “Servet-i Fünun”, Selanik’te “Çocuk Bahçesi” , İzmir’de "Muktebes" adlı dergilerde şiirlerini yayımlamayı sürdürdü.

Türk kültürü, dili ve sanatının geliştirilmesi amacıyla” kurulan "Türk Ocağı" adlı teşkilatın kurucuları arasında yer aldı. Bu teşkilatın ilk genel başkanı oldu ve çıkarılan "Türk Yurdu" dergisinin yayın sorumluluğunu üstlendi.
 
Şiir yazmaya Servet-i Fünun Dergisi’nde başlayan Mehmet Emin, bütün şiirlerinde sade, anlaşılır bir dil ve Türk Edebiyatının milli ölçüsü olan hece ölçüsünü kullandı. Şiirlerinin konularını toplum dertlerinden, sosyal-epik hayat sahnelerinden aldı; uyarıcı, öğretici -didaktik yanı ağır basan- şiirler yazdı.



14 Ocak 1944 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Mezarı Zincirlikuyu Mezarlığı'ndadır.

ESERLERİ:
 
ŞİİR KİTAPLARI:
Türkçe Şiirler (1899-1918)
Türk Sazı (1914)
Ey Türk Uyan (1914)
Tan Sesleri (1915, 1956)
Ordunun Destanı (1915)
Dicle Önünde (1916)
Hastabakıcı Hanımlar (1917)
Turana Doğru (1918)
Zafer Yolunda (1918)
İsyan ve Dua (1918)
Aydın Kızları (1919)
Mustafa Kemal (1928, şiir ve düzyazı)
Ankara (1939)


DÜZYAZI:
Fazilet ve Asalet (1890)
Türkün Hukuku (1919)
Kral Corc’a (1923)
Dante’ye (1928)
 

Ömer Seyfettin, 11 Mart 1884 tarihinde Balıkesir ilinin Gönen ilçesinde dünyaya gözlerini açmıştır. 

Türk edebiyatının
önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Hikayeleri "Maupassant" tarzındadır. Yani hikayelerinde belirli bir olay anlatır. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı.

11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in "Yeni Lisan" isimli makalesi yayımlandı. Bu makalenin önemli özellikleri için tıklayınız. 

Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır.

6 Mart 1920 tarihinde -35 yaşında iken- İstanbul'da vefat etmiştir.

Her yıl Gönen Belediyesince "Ömer Seyfettin Hikaye Yarışması" düzenlenir.

Milli edebiyat Dönemi Sanatçıları-1 Ömer Seyfettin Kimdir-Ömer Seyfettin Edebi Hayatı-Ömer Seyfettin Edebiyatımızdaki Yeri-Ömer Seyfettin Hikaye Yarışması

Ömer Seyfettin, 11 Mart 1884 tarihinde Balıkesir ilinin Gönen ilçesinde dünyaya gözlerini açmıştır. 

Türk edebiyatının
önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Hikayeleri "Maupassant" tarzındadır. Yani hikayelerinde belirli bir olay anlatır. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı.

11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in "Yeni Lisan" isimli makalesi yayımlandı. Bu makalenin önemli özellikleri için tıklayınız. 

Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır.

6 Mart 1920 tarihinde -35 yaşında iken- İstanbul'da vefat etmiştir.

Her yıl Gönen Belediyesince "Ömer Seyfettin Hikaye Yarışması" düzenlenir.

milli edebiyat akımı, yeni lisan kimin eseri, Yeni Lisan Makalesinin Maddeleri, Yeni Lisan Makalesinin Önemi, Yeni Lisan Makalesinin Önemli Maddeleri, Yeni Lisan Makalesinin Özellikleri,yeni lisan makalesi nerede yayımlandı
 
Yeni Lisan Makalesi
Yeni Lisan Makalesinin Özellikleri
Ömer Seyfettin'in 11 Nisan 1911'de Genç Kalemler dergisinde yayımlanan "Yeni Lisan" makalesinin özellikleri ve önemli noktaları maddeler halinde aşağıya alınmıştır. 
"Yeni Lisan" Makalesinin Özellikleri:
1. Türkçede kullanılan Arapça ve Farsça dilbilgisi kuralları ve bu dillerin kuralları ile yapılan tamlamalar kaldırılmalı,

2. Türkçeye girmiş Arapça sözcükler Arapça dilbilgisi değerlerine göre değil, Türkçedeki kullanışlarına göre değerlendirilmeli,

3. Arapça ve Farsça sözcükler asıllarındaki söylenişlerine değil, Türkçedeki söylenişlerine göre yazılmalı,

4. Konuşma diline girmiş Arapça ve Farsça sözcükler atılmamalı, bilimsel terimlerde Arapça kullanılmasında sakınca görülmemeli,

5. Başka Türk lehçelerinden sözcük alınmamalı,

6. Konuşmada İstanbul ağzına uyulmalıdır.

Ömer Seyfettin'in edebi hayatı için tıklayınız...






 

Yeni Lisan Makalesinin Özellikleri-Yeni Lisan Makalesinin Maddeleri-Yeni Lisan Makalesinin Önemi-Yeni Lisan Makalesinin Önemli Maddeleri

milli edebiyat akımı, yeni lisan kimin eseri, Yeni Lisan Makalesinin Maddeleri, Yeni Lisan Makalesinin Önemi, Yeni Lisan Makalesinin Önemli Maddeleri, Yeni Lisan Makalesinin Özellikleri,yeni lisan makalesi nerede yayımlandı
 
Yeni Lisan Makalesi
Yeni Lisan Makalesinin Özellikleri
Ömer Seyfettin'in 11 Nisan 1911'de Genç Kalemler dergisinde yayımlanan "Yeni Lisan" makalesinin özellikleri ve önemli noktaları maddeler halinde aşağıya alınmıştır. 
"Yeni Lisan" Makalesinin Özellikleri:
1. Türkçede kullanılan Arapça ve Farsça dilbilgisi kuralları ve bu dillerin kuralları ile yapılan tamlamalar kaldırılmalı,

2. Türkçeye girmiş Arapça sözcükler Arapça dilbilgisi değerlerine göre değil, Türkçedeki kullanışlarına göre değerlendirilmeli,

3. Arapça ve Farsça sözcükler asıllarındaki söylenişlerine değil, Türkçedeki söylenişlerine göre yazılmalı,

4. Konuşma diline girmiş Arapça ve Farsça sözcükler atılmamalı, bilimsel terimlerde Arapça kullanılmasında sakınca görülmemeli,

5. Başka Türk lehçelerinden sözcük alınmamalı,

6. Konuşmada İstanbul ağzına uyulmalıdır.

Ömer Seyfettin'in edebi hayatı için tıklayınız...






 

Milli Edebiyat Akımının Özellikleri:
        Edebiyat ve sanat düşünceyi yaymak için bir araç olarak görülmüştür.

        “Toplum için sanat” anlayışı hakimdir.


       Edebiyatta halkın sorunlarının dile getirilmesine ağırlık verilmiştir.


        Milli kaynakların (destan, masal, tarih vs.) değerlendirilmesine önem verilmiştir.


       Dili sadeleştirme çabası içine girilmiş, sadeleştirme hareketi detaylı bir şekilde programlanmış ve büyük ölçüde gerçekleşmiştir.

         Hece ölçüsü ve dörtlük nazım birimi esas alınmıştır.

         Roman, öykü ve düşünce yazılarına önem verilmiş halkın okuma alışkanlığı kazanması için çaba harcanmıştır.

      Edebi türlerde konu, İstanbul ile sınırlı kalmamış; İstanbul dışına, Anadolu’ya, köylere, kasabalara ve öteki Türk yurtlarına doğru genişletilmiştir.

         Genel olarak realist bir bakış açısı vardır.

·       Başlangıçta tepki gören bu akım zamanla genişlemiştir. Aruz ölçüsünü bırakan bazı sanatçılar bu grup içine girmişlerdir. Bazıları ise topluluğa katılmasalar da dil, konu ve halka yöneliş bakımlarından topluluk üyeleri ile aynı doğrultuda yer almışlardır.

MİLLİ EDEBİYAT NEDİR? MİLLİ EDEBİYAT AKIMININ GENEL ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

Milli Edebiyat Akımının Özellikleri:
        Edebiyat ve sanat düşünceyi yaymak için bir araç olarak görülmüştür.

        “Toplum için sanat” anlayışı hakimdir.


       Edebiyatta halkın sorunlarının dile getirilmesine ağırlık verilmiştir.


        Milli kaynakların (destan, masal, tarih vs.) değerlendirilmesine önem verilmiştir.


       Dili sadeleştirme çabası içine girilmiş, sadeleştirme hareketi detaylı bir şekilde programlanmış ve büyük ölçüde gerçekleşmiştir.

         Hece ölçüsü ve dörtlük nazım birimi esas alınmıştır.

         Roman, öykü ve düşünce yazılarına önem verilmiş halkın okuma alışkanlığı kazanması için çaba harcanmıştır.

      Edebi türlerde konu, İstanbul ile sınırlı kalmamış; İstanbul dışına, Anadolu’ya, köylere, kasabalara ve öteki Türk yurtlarına doğru genişletilmiştir.

         Genel olarak realist bir bakış açısı vardır.

·       Başlangıçta tepki gören bu akım zamanla genişlemiştir. Aruz ölçüsünü bırakan bazı sanatçılar bu grup içine girmişlerdir. Bazıları ise topluluğa katılmasalar da dil, konu ve halka yöneliş bakımlarından topluluk üyeleri ile aynı doğrultuda yer almışlardır.



Bu eser, Kurtuluş Savaşı’nı konu alan ilk romandır. 


Roman, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi  sırasında kocasını ve çocuğunu kaybetmesi sonucunda İstanbul’a gelerek Milli mücadeleye katılan ve Anadolu’ya geçen  Ayşe üzerine kurulmuştur.

ateşten gömlek
ateşten gömlek roman özeti
Anadolu’ya Peyami, İhsan ve Ayşe birlikte geçmişlerdir. Peyami ve İhsan Ayşe’ye tutkundur.Bu tutku savaş süresince daha da büyür. 

İlerleyen zamanlarda Sakarya Savaşı kazanılır. Fakat İhsan ve Ayşe şehit olurlar. Peyami ise başına bir kurşun saplandığı için Ankara  Cebeci Hastanesi’ne kaldırılmıştır.

Eser, hastanede yaralı bulunan Peyami’nin aldığı notlar biçiminde yazılmıştır.

ATEŞTEN GÖMLEK ROMANININ ÖZETİ HALİDE EDİP ADIVAR



Bu eser, Kurtuluş Savaşı’nı konu alan ilk romandır. 


Roman, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi  sırasında kocasını ve çocuğunu kaybetmesi sonucunda İstanbul’a gelerek Milli mücadeleye katılan ve Anadolu’ya geçen  Ayşe üzerine kurulmuştur.

ateşten gömlek
ateşten gömlek roman özeti
Anadolu’ya Peyami, İhsan ve Ayşe birlikte geçmişlerdir. Peyami ve İhsan Ayşe’ye tutkundur.Bu tutku savaş süresince daha da büyür. 

İlerleyen zamanlarda Sakarya Savaşı kazanılır. Fakat İhsan ve Ayşe şehit olurlar. Peyami ise başına bir kurşun saplandığı için Ankara  Cebeci Hastanesi’ne kaldırılmıştır.

Eser, hastanede yaralı bulunan Peyami’nin aldığı notlar biçiminde yazılmıştır.

Popular Posts