background img

The New Stuff

SBS TÜRKÇE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SBS TÜRKÇE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARININ CEVAPLARI-NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARININ CEVAP ANAHTARI
NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARININ CEVAPLARI ŞÖYLE:

1-D 
2-C
3-D
4-B
5-D
6-D
7-A

Sorulara ulaşmak için tıklayınız...

NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARININ CEVAPLARI-NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARININ CEVAP ANAHTARI

NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARININ CEVAPLARI-NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARININ CEVAP ANAHTARI
NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARININ CEVAPLARI ŞÖYLE:

1-D 
2-C
3-D
4-B
5-D
6-D
7-A

Sorulara ulaşmak için tıklayınız...

NOKTALAMA İŞARETLERİ ÖZGÜN TEST SORULARI,NOKTALAMA İŞARETLERİ TESTİ,NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARI,iki nokta ile noktalı virgülün farkı,özgün test soruları,sbs Türkçe noktalama işaretleri

NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARI

1- Tırnak işaretinin kullanımıyla ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?
 A) Yazı içinde konuşan kişilerden her birinin sözlerinin başnda kullanılır.
 B) Ünlem anlamı veren cümlelerde, seselenmelerde kullanılır.
 C) Bir alıntının atlanmış bölümlerini göstermek için kullanılır.
 D) Yazı içinde eser adları verilirken kullanılır.

2- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işareti doğru kullanılmamıştır?
 A) İstanbul'da bir çok sanat eseri var.
 B) Oya'ya Hakanlarda toplanacağız, dedim.
 C) Nice Atatürk'ler yetişecek bu topraklarda.
 D) Karac'oğlan söyler sözün.

3- Aşağıdaki hangisinde virgül kullanılmaz?
 A) Cümlede eş görevli sözcükler arasında
 B) Mektuplarda seslenmelerden sonra
 C) Cümle içindeki ara sözleri ayırmada
 D) Bitmemiş cümlelerin sonunda

4- ( )Gönlünüz rahat olsun bayım( ) ( ) diye karşılık verdi görevli ( ) zaten yaratılıştan çok sakin( ) kavga gürültü düşmanı bir adamımdır( )
Bu parçada yay ayraç ile gösterilen yerlere sırasıyla hangi noktalama işaretleri gelmelidir? 
A) (") (.) (") (.) (,) (,)
B) (") (.) (") (;) (,) (.)
C) (") (.) (") (;) (;) (.)
D) (") (!) (") (.) (,) (.)

5- ( ) Yoo ( ) Güvercinlerime ookunmayın sakın ( ) ( ) dedi ( )
Bu cümlede yay ayraç ile gösterilen yerlere hangi noktalama işareti getirilemez? 
A) Tırnak işareti              B) Nokta
C) Ünlem işareti             D) Noktalı virgül  

6- Aşağıdaki cümlelerin hangisinin sonuna ünlem işareti (!) konulmaz?
A) Hey, sana söylüyorum
B) Susun, dedim size
C) Ah, bir bahar gelse
D) Bir ömür ahla geçmez

7- Arkasından açıklama yapılacak ya da örnek verilecek cümlelerin sonuna konur.
Bu bilgi hangi noktalama işaretine aittir? 
A) İki nokta                B) Üç nokta
C) noktalı virgül         D) kesme işareti  

Cevap anahtarı için tıklayınız... 
 

NOKTALAMA İŞARETLERİ ÖZGÜN TEST SORULARI-NOKTALAMA İŞARETLERİ TESTİ-NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARI-8. SINIF 2. YAZILI

NOKTALAMA İŞARETLERİ ÖZGÜN TEST SORULARI,NOKTALAMA İŞARETLERİ TESTİ,NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARI,iki nokta ile noktalı virgülün farkı,özgün test soruları,sbs Türkçe noktalama işaretleri

NOKTALAMA İŞARETLERİ TEST SORULARI

1- Tırnak işaretinin kullanımıyla ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?
 A) Yazı içinde konuşan kişilerden her birinin sözlerinin başnda kullanılır.
 B) Ünlem anlamı veren cümlelerde, seselenmelerde kullanılır.
 C) Bir alıntının atlanmış bölümlerini göstermek için kullanılır.
 D) Yazı içinde eser adları verilirken kullanılır.

2- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işareti doğru kullanılmamıştır?
 A) İstanbul'da bir çok sanat eseri var.
 B) Oya'ya Hakanlarda toplanacağız, dedim.
 C) Nice Atatürk'ler yetişecek bu topraklarda.
 D) Karac'oğlan söyler sözün.

3- Aşağıdaki hangisinde virgül kullanılmaz?
 A) Cümlede eş görevli sözcükler arasında
 B) Mektuplarda seslenmelerden sonra
 C) Cümle içindeki ara sözleri ayırmada
 D) Bitmemiş cümlelerin sonunda

4- ( )Gönlünüz rahat olsun bayım( ) ( ) diye karşılık verdi görevli ( ) zaten yaratılıştan çok sakin( ) kavga gürültü düşmanı bir adamımdır( )
Bu parçada yay ayraç ile gösterilen yerlere sırasıyla hangi noktalama işaretleri gelmelidir? 
A) (") (.) (") (.) (,) (,)
B) (") (.) (") (;) (,) (.)
C) (") (.) (") (;) (;) (.)
D) (") (!) (") (.) (,) (.)

5- ( ) Yoo ( ) Güvercinlerime ookunmayın sakın ( ) ( ) dedi ( )
Bu cümlede yay ayraç ile gösterilen yerlere hangi noktalama işareti getirilemez? 
A) Tırnak işareti              B) Nokta
C) Ünlem işareti             D) Noktalı virgül  

6- Aşağıdaki cümlelerin hangisinin sonuna ünlem işareti (!) konulmaz?
A) Hey, sana söylüyorum
B) Susun, dedim size
C) Ah, bir bahar gelse
D) Bir ömür ahla geçmez

7- Arkasından açıklama yapılacak ya da örnek verilecek cümlelerin sonuna konur.
Bu bilgi hangi noktalama işaretine aittir? 
A) İki nokta                B) Üç nokta
C) noktalı virgül         D) kesme işareti  

Cevap anahtarı için tıklayınız... 
 

İSİMLER (ADLAR) 

Varlıkları veya kavramları karşılayan,onları bize belirgin
adlar konu anlatımı
isim
özellikleri ile tanıtan kelimelere ad (isim) denmektedir. Bir kelime mastar ekleri olan -mek, -mak ya da olumsuzluk ekleri olan -ma, -me eklerini almıyorsa o kelime addır.
saat, İzmir, melek,sevgi...


İsimler,
A)Varlıkların oluşlarına göre,
B)Varlıklara verilişine göre,
C)Varlıkların sayısına göre,
D)Yapılarına göre 

olmak üzere dört başlıkta incelenebilir.

VARLIKLARIN OLUŞLARINA GÖRE İSİMLER


1) Somut İsimler: Beş duyu organımızdan en az biri ile algılayabildiğimiz isimlerdir.

soba, baston, bulut, hava, nem,ısı, sıcaklık...

 2) Soyut İsimler: Beş duyu organımızın hiçbiriyle algılayamadığımız kelimelerdir.
 insanlık(somutken ek alarak soyuta dönüşmüş), aşk, keder…

3) İş ve Eylem Gösteren İsimler: Kökü fiil (eylem) olan kelimelere “-mek, -mak, -ış, -iş, -me, -ma” ekleri [isim-fiil (ad-eylem) ekleri] getirilerek türetilen ve eylemin adı olan kelimelerdir. Bunlara “fiilimsi” (isim-fiil) de denir.
yazmak,okuyuş, uçuş, bakma…


VARLIKLARA VERİLİŞİNE GÖRE İSİMLER


1) Özel İsimler: Evrende tek olan, diğer varlıklara benzemeyen varlıkları tanıtan kelimelerdir.
Türkçe, İzmir,Van Gölü...


2) Tür (Cins) İsimleri: Aynı türden birçok varlığı karşılayan kelimelerdir.
masa,köpek,kitap…


VARLIKLARIN SAYILARINA GÖRE İSİMLER


1) Tekil İsimler: Tek bir varlığı karşılayan; -lar,-ler çoğul eklerini almamış isimlerdir..
araba,kasa,defter

2) Çoğul İsimler: -ler,-lar çoğul ekini alarak aynı türden birçok varlığı karşılayan isimlerdir.
arabalar,kasalar,defterler

3) Topluluk İsimleri:
Çokluk eki almamış olsalar bile birden fazla varlığı karşılayan isimlerdir.
demet,sürü,ordu…
Not: Topluluk isimleri -lar,-ler çokluk eklerini alabilir.
Örnek: "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir! İleri!
 
YAPI BAKIMINDAN İSİMLER


1) Basit İsimler: Hiçbir yapım eki almamış veya hiçbir kelime ile birleşmem isimlerdir.
saatler,kitabımdan…

2) Türemiş İsimler: İsim ya da fiil kök ve gövdelerinden yapım ekleri getirilerek türetilen isimlerdir.
  yazgı,sevgi,kitaplık

3) Birleşik İsimler: İki kelimenin birleşip kalıplaşmasıyla oluşan isimlerdir.
Kırıkkale, hanımeli, gülistan


Not: Birleşik isimler iki fiilin birleşmesi veya bir isimle bir fiilin birleşmesi ile ortaya çıkabilir.
Örnek: fırdöndü, gecekondu, çekyat, biçerdöver...

İSİMLER ÖZGÜN KONU ANLATIMI - ADLAR ÖZGÜN KONU ANLATIMI

İSİMLER (ADLAR) 

Varlıkları veya kavramları karşılayan,onları bize belirgin
adlar konu anlatımı
isim
özellikleri ile tanıtan kelimelere ad (isim) denmektedir. Bir kelime mastar ekleri olan -mek, -mak ya da olumsuzluk ekleri olan -ma, -me eklerini almıyorsa o kelime addır.
saat, İzmir, melek,sevgi...


İsimler,
A)Varlıkların oluşlarına göre,
B)Varlıklara verilişine göre,
C)Varlıkların sayısına göre,
D)Yapılarına göre 

olmak üzere dört başlıkta incelenebilir.

VARLIKLARIN OLUŞLARINA GÖRE İSİMLER


1) Somut İsimler: Beş duyu organımızdan en az biri ile algılayabildiğimiz isimlerdir.

soba, baston, bulut, hava, nem,ısı, sıcaklık...

 2) Soyut İsimler: Beş duyu organımızın hiçbiriyle algılayamadığımız kelimelerdir.
 insanlık(somutken ek alarak soyuta dönüşmüş), aşk, keder…

3) İş ve Eylem Gösteren İsimler: Kökü fiil (eylem) olan kelimelere “-mek, -mak, -ış, -iş, -me, -ma” ekleri [isim-fiil (ad-eylem) ekleri] getirilerek türetilen ve eylemin adı olan kelimelerdir. Bunlara “fiilimsi” (isim-fiil) de denir.
yazmak,okuyuş, uçuş, bakma…


VARLIKLARA VERİLİŞİNE GÖRE İSİMLER


1) Özel İsimler: Evrende tek olan, diğer varlıklara benzemeyen varlıkları tanıtan kelimelerdir.
Türkçe, İzmir,Van Gölü...


2) Tür (Cins) İsimleri: Aynı türden birçok varlığı karşılayan kelimelerdir.
masa,köpek,kitap…


VARLIKLARIN SAYILARINA GÖRE İSİMLER


1) Tekil İsimler: Tek bir varlığı karşılayan; -lar,-ler çoğul eklerini almamış isimlerdir..
araba,kasa,defter

2) Çoğul İsimler: -ler,-lar çoğul ekini alarak aynı türden birçok varlığı karşılayan isimlerdir.
arabalar,kasalar,defterler

3) Topluluk İsimleri:
Çokluk eki almamış olsalar bile birden fazla varlığı karşılayan isimlerdir.
demet,sürü,ordu…
Not: Topluluk isimleri -lar,-ler çokluk eklerini alabilir.
Örnek: "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir! İleri!
 
YAPI BAKIMINDAN İSİMLER


1) Basit İsimler: Hiçbir yapım eki almamış veya hiçbir kelime ile birleşmem isimlerdir.
saatler,kitabımdan…

2) Türemiş İsimler: İsim ya da fiil kök ve gövdelerinden yapım ekleri getirilerek türetilen isimlerdir.
  yazgı,sevgi,kitaplık

3) Birleşik İsimler: İki kelimenin birleşip kalıplaşmasıyla oluşan isimlerdir.
Kırıkkale, hanımeli, gülistan


Not: Birleşik isimler iki fiilin birleşmesi veya bir isimle bir fiilin birleşmesi ile ortaya çıkabilir.
Örnek: fırdöndü, gecekondu, çekyat, biçerdöver...

Cümlelerimizde her zaman normal isimler, sıfatlar ve ya zarflar kullanmayız. Bazen fiil anlamını kaybetmemiş isim, sıfat ve zarflar da kullanabiliriz cümlelerimizde.

İşte fiil anlamlarını yani iş, oluş, durum ve hareket anlamlarını yitirmeyen;
ancak isim, sıfat ve ya zarf gibi kullanılan bu kelimelere fiilimsi (eylemsi) denir. 

Eylemsiler ile ilgili genel notlar:
 
NOT 1: Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümle var demektir.
NOT 2: Bir cümlede fiilimsi varsa o cümle girişik birleşik bir cümledir.
NOT 3: Bir cümledeki fiilimsi sayısıyla temel cümlenin yükleminin toplamı o cümledeki yargı sayısını verir.

Eylemsiler üç başlıkta incelenmektedir:

İsim-fiiller konu anlatımı için tıklayınız... 

Sıfat-fiiller (ortaçlar) konu anlatımı için tıklayınız... 

Zarf-fiiller (bağ-fiiller, ulaçlar) konu anlatımı için tıklayınız...

 

FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER) ÖZGÜN KONU ANLATIMI

Cümlelerimizde her zaman normal isimler, sıfatlar ve ya zarflar kullanmayız. Bazen fiil anlamını kaybetmemiş isim, sıfat ve zarflar da kullanabiliriz cümlelerimizde.

İşte fiil anlamlarını yani iş, oluş, durum ve hareket anlamlarını yitirmeyen;
ancak isim, sıfat ve ya zarf gibi kullanılan bu kelimelere fiilimsi (eylemsi) denir. 

Eylemsiler ile ilgili genel notlar:
 
NOT 1: Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümle var demektir.
NOT 2: Bir cümlede fiilimsi varsa o cümle girişik birleşik bir cümledir.
NOT 3: Bir cümledeki fiilimsi sayısıyla temel cümlenin yükleminin toplamı o cümledeki yargı sayısını verir.

Eylemsiler üç başlıkta incelenmektedir:

İsim-fiiller konu anlatımı için tıklayınız... 

Sıfat-fiiller (ortaçlar) konu anlatımı için tıklayınız... 

Zarf-fiiller (bağ-fiiller, ulaçlar) konu anlatımı için tıklayınız...

 

1) İsim - Fiiller ( Ad - Eylemler)

Fiillere bazı ekler getirerek onları isim gibi kullanmaya isim-fiil denir. Bu tür fiilimsiler
fiillerin ismi olarak nitelendirilebilir. İsim-fiiller, fiillere getirilen -mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş, -uş, -üş ekleri ile yapılır. Bu ekleri kısaca "mayışmak" kelimesi ile kodlayabiliriz.

Örnekler:
* Gazete okumak her akşam yaptığı işlerden biridir.
* Okuma saatinde Ömer Seyfettin'in hikayesini okuduk.
* Öğretmen şiir okuyuşumu çok beğendi.

Önemli Notlar:
İsim-fiiller, isimlere gelen hal eklerini alabilir ve isimler gibi kullanılabilir. Ancak isim - fiiller, isim tamlaması oluşturmaz. Ad-eylemler, fiil kip eklerini, kişi (şahıs) eklerini almaz; fakat ek fiil alarak cümlede yüklem olabilir. İsim - fiil eklerinden -ma, -me eklerine dikkat edilmelidir. Çünkü bu ekler olumsuzluk ekleri olarak da kullanılabilir. Eğer -ma, -me eklerinden sonra kip ve ya kişi eki gelmişse bu ekler olumsuzluk ekleridir. 

* Ne  olur bu halime gülmeyin. ( -me ekinden sonra kişi eki geldiği için bu ek olumsuzluk ekidir, fiilimsi yapmamıştır.)
* Bana toplum içinde yüksek sesle gülmemeyi öğrettiler. ( Bu cümlede ise -me ekinden sonra bir -me eki daha gelmektedir. Birinci -me olumsuzluk eki iken; ikinci -me eki isim-fiil ekidir. Aynı zamanda kelime isim-fiil olduğu için ismin hal eklerinden -i ekini de almıştır.

İsim- fiil ekiyle türetilen bazı sözcükler,  isim- fiil özelliğini yitirip kalıplaşarak kalıcı bir nesne ya da kavram adı olabilir. Bunlar isim- fiil özelliğini kaybetmiş kelimelerdir.
*Kaymak, çakmak, dondurma, kavurma, dolma, gözleme

İSİM-FİİLLER (AD-EYLEMLER)

1) İsim - Fiiller ( Ad - Eylemler)

Fiillere bazı ekler getirerek onları isim gibi kullanmaya isim-fiil denir. Bu tür fiilimsiler
fiillerin ismi olarak nitelendirilebilir. İsim-fiiller, fiillere getirilen -mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş, -uş, -üş ekleri ile yapılır. Bu ekleri kısaca "mayışmak" kelimesi ile kodlayabiliriz.

Örnekler:
* Gazete okumak her akşam yaptığı işlerden biridir.
* Okuma saatinde Ömer Seyfettin'in hikayesini okuduk.
* Öğretmen şiir okuyuşumu çok beğendi.

Önemli Notlar:
İsim-fiiller, isimlere gelen hal eklerini alabilir ve isimler gibi kullanılabilir. Ancak isim - fiiller, isim tamlaması oluşturmaz. Ad-eylemler, fiil kip eklerini, kişi (şahıs) eklerini almaz; fakat ek fiil alarak cümlede yüklem olabilir. İsim - fiil eklerinden -ma, -me eklerine dikkat edilmelidir. Çünkü bu ekler olumsuzluk ekleri olarak da kullanılabilir. Eğer -ma, -me eklerinden sonra kip ve ya kişi eki gelmişse bu ekler olumsuzluk ekleridir. 

* Ne  olur bu halime gülmeyin. ( -me ekinden sonra kişi eki geldiği için bu ek olumsuzluk ekidir, fiilimsi yapmamıştır.)
* Bana toplum içinde yüksek sesle gülmemeyi öğrettiler. ( Bu cümlede ise -me ekinden sonra bir -me eki daha gelmektedir. Birinci -me olumsuzluk eki iken; ikinci -me eki isim-fiil ekidir. Aynı zamanda kelime isim-fiil olduğu için ismin hal eklerinden -i ekini de almıştır.

İsim- fiil ekiyle türetilen bazı sözcükler,  isim- fiil özelliğini yitirip kalıplaşarak kalıcı bir nesne ya da kavram adı olabilir. Bunlar isim- fiil özelliğini kaybetmiş kelimelerdir.
*Kaymak, çakmak, dondurma, kavurma, dolma, gözleme

Fiilimsilerin üçüncü bölümü ise zarf-fiillerdir. Zarf -fiillerin diğer adı ulaç, bağ-fiildir.
Zarf-fiiller, bir fiile getirilen
ekler ile yapılır. Fiil olan bir kelime, bu ekler neticesinde fiilin veya fiilimsilerin anlamını etkileyen zarflar haline dönüşür. 
Zarf-fiil ekleri şunlardır: -ken, -alı, -eli, -ıp, -ip, -dıkça, -dikçe, -dığında, -diğinde, -er...-mez, -r...-mez, -a...-a, -e...-e, -madan, -meden, -maksızın, -meksizin...
Zarf-fiiller, cümlede zarf tümleci (zarf tamlayıcısı) olarak görev yapar.
Zarf-fiillerin cümleye iki anlam kattığı görülür:
1- Zaman (Ne zaman sorusuna cevap verir.)
2- Durum (Nasıl sorusuna cevap verir.)

Örnekler:
* Giderken haber ver.
* Sen gideli yüzüm hiç gülmedi.
* Sabaha kadar konuşup durdu.
* Bu kitabı okudukça ufkum açıldı.
* Sen geldiğinde hâlâ uyuyordu.
* Okula gider gitmez zil çalmıştır.
* Elbiseni güle güle kullan.
* Bana söylemeden bir yere gitmez.

Sıfat-fiil konusu için tıklayınız.
 

ZARF-FİİLLER ( BAĞ-FİİLLER, ULAÇLAR)

Fiilimsilerin üçüncü bölümü ise zarf-fiillerdir. Zarf -fiillerin diğer adı ulaç, bağ-fiildir.
Zarf-fiiller, bir fiile getirilen
ekler ile yapılır. Fiil olan bir kelime, bu ekler neticesinde fiilin veya fiilimsilerin anlamını etkileyen zarflar haline dönüşür. 
Zarf-fiil ekleri şunlardır: -ken, -alı, -eli, -ıp, -ip, -dıkça, -dikçe, -dığında, -diğinde, -er...-mez, -r...-mez, -a...-a, -e...-e, -madan, -meden, -maksızın, -meksizin...
Zarf-fiiller, cümlede zarf tümleci (zarf tamlayıcısı) olarak görev yapar.
Zarf-fiillerin cümleye iki anlam kattığı görülür:
1- Zaman (Ne zaman sorusuna cevap verir.)
2- Durum (Nasıl sorusuna cevap verir.)

Örnekler:
* Giderken haber ver.
* Sen gideli yüzüm hiç gülmedi.
* Sabaha kadar konuşup durdu.
* Bu kitabı okudukça ufkum açıldı.
* Sen geldiğinde hâlâ uyuyordu.
* Okula gider gitmez zil çalmıştır.
* Elbiseni güle güle kullan.
* Bana söylemeden bir yere gitmez.

Sıfat-fiil konusu için tıklayınız.
 

Fiilimsilerin ikinci bölümü sıfat-fiillerdir.
Fiillere getirilen ekler neticesinde fiillerin, bir ismi
nitelemesi yani sıfat haline dönüşmesidir. 
Bir fiile -an, -en, -ası, -esi, -maz, -mez, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -acak, -ecek, -mış, -miş, -muş, -müş ekleri getirilerek yapılır. Bu ekler kısaca "Anası mezar dikecekmiş." cümlesi ile kodlanabilir.

Örnekler:
* Koşan çocuklar
* Görünmez kaza
* Koşar adım
* Bilinmedik yerler
* Yakacak odun
* Öpülesi eller
* Söylenmemiş şarkılar

 NOT:  Zaman ekleriyle sıfat-fiil eklerini karıştırmamak gerekir. Zaman ekleri, şahıs ekinden önce fiile gelerek fiili yüklem yapar. Sıfat fiil ekleri ise genellikle fiilleri sıfat yapar ve üzerine isim çekim eklerini alabilir oysa zaman ekleri isim çekim eklerini alamaz.

Adlaşmış Sıfat-Fiiller:
Sıfat-fiiller, bir ismin önüne gelir demiştik. Sıfat-fiillerden sonra gelen isim düşerse geriye sadece sıfat-fiiller kalır. Ancak böyle bir durumda sıfat-fiiller isimleşir. Bu durumda adlaşmış sıfat-fiiller ortaya çıkar. 

Örnek:
* Koşan çocuklar çok neşeliydiler.
* Koşanlar çok neşeliydiler. ( Yukarıdaki cümlede çocuk kelimesi düştüğü için koşanlar kelimesi adlaşmış sıfat-fiille dönüşmüştür.)

SIFAT-FİİLLER (ORTAÇ)

Fiilimsilerin ikinci bölümü sıfat-fiillerdir.
Fiillere getirilen ekler neticesinde fiillerin, bir ismi
nitelemesi yani sıfat haline dönüşmesidir. 
Bir fiile -an, -en, -ası, -esi, -maz, -mez, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -acak, -ecek, -mış, -miş, -muş, -müş ekleri getirilerek yapılır. Bu ekler kısaca "Anası mezar dikecekmiş." cümlesi ile kodlanabilir.

Örnekler:
* Koşan çocuklar
* Görünmez kaza
* Koşar adım
* Bilinmedik yerler
* Yakacak odun
* Öpülesi eller
* Söylenmemiş şarkılar

 NOT:  Zaman ekleriyle sıfat-fiil eklerini karıştırmamak gerekir. Zaman ekleri, şahıs ekinden önce fiile gelerek fiili yüklem yapar. Sıfat fiil ekleri ise genellikle fiilleri sıfat yapar ve üzerine isim çekim eklerini alabilir oysa zaman ekleri isim çekim eklerini alamaz.

Adlaşmış Sıfat-Fiiller:
Sıfat-fiiller, bir ismin önüne gelir demiştik. Sıfat-fiillerden sonra gelen isim düşerse geriye sadece sıfat-fiiller kalır. Ancak böyle bir durumda sıfat-fiiller isimleşir. Bu durumda adlaşmış sıfat-fiiller ortaya çıkar. 

Örnek:
* Koşan çocuklar çok neşeliydiler.
* Koşanlar çok neşeliydiler. ( Yukarıdaki cümlede çocuk kelimesi düştüğü için koşanlar kelimesi adlaşmış sıfat-fiille dönüşmüştür.)

Üniversite sınavlarına birkaç gün kaldı. Binlerce öğrenci haftasonu gireceği sınavları beklemeye başladı.

Ancak uzmanlara göre "sınav kaygısı"
başarının önündeki en büyük engel.

Sınav kaygısı yaşayan bir öğrencide baş dönmesi, çarpıntı, nefes almada güçlük, titreme gibi belirtiler görülüyor.

Sınav kaygısından kurtulabilmenin en iyi yolu olumsuz düşüncelerden zihni arındırıp olumlu düşünmek. "Elimden geleni yaparım, sadece bildiklerimi yaparım, sınav nasılsa kolay geçecek, sınavda çıkacak olan sorularuın aynısını deneme sınavlarında çözmüştüm" gibi düşünceler ve telkinler sınav kaydısından öğrencileri uzaklaştıracaktır.

Sınava geç kalmak ve yetişememek düşüncesi de kaygıyı artıran en önemli etkenlerden. Bu sorunu yaşamamak için adayın sınav yerini önceden görmesi ya da sınav yerine erken gelmesi çözüm olabilir.

Bütün adaylara girecek oldukları sınavda başarılar dileriz...

SINAV KAYGISINI NASIL GİDEREBİLİRİZ- SINAV KAYGISINA DİKKAT

Üniversite sınavlarına birkaç gün kaldı. Binlerce öğrenci haftasonu gireceği sınavları beklemeye başladı.

Ancak uzmanlara göre "sınav kaygısı"
başarının önündeki en büyük engel.

Sınav kaygısı yaşayan bir öğrencide baş dönmesi, çarpıntı, nefes almada güçlük, titreme gibi belirtiler görülüyor.

Sınav kaygısından kurtulabilmenin en iyi yolu olumsuz düşüncelerden zihni arındırıp olumlu düşünmek. "Elimden geleni yaparım, sadece bildiklerimi yaparım, sınav nasılsa kolay geçecek, sınavda çıkacak olan sorularuın aynısını deneme sınavlarında çözmüştüm" gibi düşünceler ve telkinler sınav kaydısından öğrencileri uzaklaştıracaktır.

Sınava geç kalmak ve yetişememek düşüncesi de kaygıyı artıran en önemli etkenlerden. Bu sorunu yaşamamak için adayın sınav yerini önceden görmesi ya da sınav yerine erken gelmesi çözüm olabilir.

Bütün adaylara girecek oldukları sınavda başarılar dileriz...


FİİLLER (EYLEMLER)
 
Varlıkların yaptığı işleri, hareketleri, varlıklarla ilgili oluşları ya da

varlığın içinde bulunduğu durumu belirten, kip ve kişi eklerini aynı zamanda mastar eklerinin (-mak, -mek) alabilen kelimelerdir.

Cümlede kip ve kişi eklerini alarak yüklem olur.
Aynı zamanda fiilimsi eklerini alarak da isim, sıfat ve zarf olarak kullanılabilirler.
 
Fiiller, anlam özelliklerine göre üçe ayrılır:

1-İş fiilleri: Bir varlığın yaptığı işi, hareketi nesne alarak belirten fiillerdir. Ne, neyi, kimi sorularına cevap veren fiillerdir. Ayrıca başına "onu" kelimesini kabul eden fiillerdir de denilebilir.
Örnek: Bu kitabı bir günde
okudum.

2- Oluş fiilleri :
Bu fiiller öznenin iradesi dışında gelişir ve belli bir süre içerisinde devam eder.Zamanla yeni görünüm ortaya çıkar.Nesne almaz ve neyi,kimi sorularına cevap vermez.
Örnek: Bu sonbaharda ağaçların yaprakları yine sarardı.

3- Durum fiilleri
: Varlıkların içinde bulunduğu durumu belirten fiillerdir.Nesne almaz. Başlamaları ile bitmeleri farklı eylemleri gerektirir.
Örnek: Çocuk beşiğinde mışıl mışıl uyuyor.

FİİLLER (EYLEMLER) ÖZGÜN KONU ANLATIMI


FİİLLER (EYLEMLER)
 
Varlıkların yaptığı işleri, hareketleri, varlıklarla ilgili oluşları ya da

varlığın içinde bulunduğu durumu belirten, kip ve kişi eklerini aynı zamanda mastar eklerinin (-mak, -mek) alabilen kelimelerdir.

Cümlede kip ve kişi eklerini alarak yüklem olur.
Aynı zamanda fiilimsi eklerini alarak da isim, sıfat ve zarf olarak kullanılabilirler.
 
Fiiller, anlam özelliklerine göre üçe ayrılır:

1-İş fiilleri: Bir varlığın yaptığı işi, hareketi nesne alarak belirten fiillerdir. Ne, neyi, kimi sorularına cevap veren fiillerdir. Ayrıca başına "onu" kelimesini kabul eden fiillerdir de denilebilir.
Örnek: Bu kitabı bir günde
okudum.

2- Oluş fiilleri :
Bu fiiller öznenin iradesi dışında gelişir ve belli bir süre içerisinde devam eder.Zamanla yeni görünüm ortaya çıkar.Nesne almaz ve neyi,kimi sorularına cevap vermez.
Örnek: Bu sonbaharda ağaçların yaprakları yine sarardı.

3- Durum fiilleri
: Varlıkların içinde bulunduğu durumu belirten fiillerdir.Nesne almaz. Başlamaları ile bitmeleri farklı eylemleri gerektirir.
Örnek: Çocuk beşiğinde mışıl mışıl uyuyor.

SÖZCÜKTE YAPI

Sözcükte yapı, sözcüğü oluşturan kök,yapım ve çekim ekleri demektir.
Bir sözcüğün yapısı üç bölümde incelenir:

1-BASİT  SÖZCÜKLER


Yapım eki almamış veya başka bir kelime ile birleşmemiş sözcüklerdir.

  NOT: Çekim ekleri yeni sözcükler yapmadıkları için basit sözcükler, çekim eki alsa da basit sözcük olmaya devam eder.

Örn:
gideceklermiş (Bu kelime üç ek almış olmasına rağmen basittir. Çünkü yapım eki almamış ve ya başka bi kelime ile birleşmemiştir.)
Ses , ses – i – miz - i
yer, gök, su v.b. (basit ad)
güzel, sert v.b. (basit sıfat)
dal-,gör- v.b. (yalın eylem)

NOT: “ikili kök / ortak kök”, hem ad kökü hem de eylem kökü olarak kullanılabilen köklerdir:

Örn:“boya” ad kökü olduğu gibi “boya-” eylem köküdür.
“acı” ad kökü olduğu gibi “acı-” eylem köküdür.
*Sabahtan beri dolaşmaktan ayaklarım ağrıdı.
*Gençler köy meydanında neşeyle güreşti.
*Açıkta kalan süt ekşimişti.
*Koca evi, bir günde boyadılar.

Ancak, hem isim hem de fiil olarak kullanılan “yaz, yüz, yol” gibi sözcükler ikili kök değil “sesteş” tir.

2-TÜREMİŞ SÖZCÜKLER
En az bir yapım eki alarak, anlam değişmesine uğrayan  sözcüklerdir. Yapım eki almış olan köklere gövde denir.
Gövde kökle ilgili; ancak karışladığı varlık yönünden farklıdır.

Örn:
Uyku,boşluk, kalemlik, yolcu …(türemiş ad)
Olgunlaş-, oyna-, gülüş- … (türemiş eylem)
Yaylı, sulu, … (türemiş sıfat)

3-BİRLEŞİK SÖZCÜKLER

Birden çok sözcüğün birleşerek yeni bir  anlam oluşturmasıdır.
Birleşen kelimelerin bazen biri bazen de her ikisi anlamca değişikliğe uğrar.

Örn:
Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, cumartesi, Yeşilırmak, (birleşik ad)
Açıkgöz, vurdumduymaz, uzun boylu adam, geniş bahçeli ev, boyu uzun adam (birleşik sıfat)
Konuşabilir, gelivermiş, bakakaldı, öleyazdım, yardım edelim, hasta olursun, gözden geçir, baş vurmuş (birleşik eylem)

SÖZCÜKTE (KELİMEDE) YAPI ÖZGÜN KONU ANLATIMI

SÖZCÜKTE YAPI

Sözcükte yapı, sözcüğü oluşturan kök,yapım ve çekim ekleri demektir.
Bir sözcüğün yapısı üç bölümde incelenir:

1-BASİT  SÖZCÜKLER


Yapım eki almamış veya başka bir kelime ile birleşmemiş sözcüklerdir.

  NOT: Çekim ekleri yeni sözcükler yapmadıkları için basit sözcükler, çekim eki alsa da basit sözcük olmaya devam eder.

Örn:
gideceklermiş (Bu kelime üç ek almış olmasına rağmen basittir. Çünkü yapım eki almamış ve ya başka bi kelime ile birleşmemiştir.)
Ses , ses – i – miz - i
yer, gök, su v.b. (basit ad)
güzel, sert v.b. (basit sıfat)
dal-,gör- v.b. (yalın eylem)

NOT: “ikili kök / ortak kök”, hem ad kökü hem de eylem kökü olarak kullanılabilen köklerdir:

Örn:“boya” ad kökü olduğu gibi “boya-” eylem köküdür.
“acı” ad kökü olduğu gibi “acı-” eylem köküdür.
*Sabahtan beri dolaşmaktan ayaklarım ağrıdı.
*Gençler köy meydanında neşeyle güreşti.
*Açıkta kalan süt ekşimişti.
*Koca evi, bir günde boyadılar.

Ancak, hem isim hem de fiil olarak kullanılan “yaz, yüz, yol” gibi sözcükler ikili kök değil “sesteş” tir.

2-TÜREMİŞ SÖZCÜKLER
En az bir yapım eki alarak, anlam değişmesine uğrayan  sözcüklerdir. Yapım eki almış olan köklere gövde denir.
Gövde kökle ilgili; ancak karışladığı varlık yönünden farklıdır.

Örn:
Uyku,boşluk, kalemlik, yolcu …(türemiş ad)
Olgunlaş-, oyna-, gülüş- … (türemiş eylem)
Yaylı, sulu, … (türemiş sıfat)

3-BİRLEŞİK SÖZCÜKLER

Birden çok sözcüğün birleşerek yeni bir  anlam oluşturmasıdır.
Birleşen kelimelerin bazen biri bazen de her ikisi anlamca değişikliğe uğrar.

Örn:
Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, cumartesi, Yeşilırmak, (birleşik ad)
Açıkgöz, vurdumduymaz, uzun boylu adam, geniş bahçeli ev, boyu uzun adam (birleşik sıfat)
Konuşabilir, gelivermiş, bakakaldı, öleyazdım, yardım edelim, hasta olursun, gözden geçir, baş vurmuş (birleşik eylem)


Eylemlerin, sıfatların veya görevce kendisine benzeyen sözcüklerin (zarfların)
miktarını, derecesini, ölçüsünü belirtirler. Miktarlarını kısar, sınırlar, arttırır.  Eyleme, sıfata veya zarfa sorulan “ne kadar” sorusunun yanıtıdır.
 
*Bu sınava daha çok çalışmalısınız.
*Koşmayı çok seviyorum.
*Biraz daha sabret.
*İki metre kadar atladı.

Sıfatlarda sıfatın önüne gelerek sıfatın azlık-çokluğunu, derecesini belirtir.


*Tüy kadar hafif çocuk. (eşitlik)
*Çok güzel insan. (aşırılık)
*Pek güzel insan. (aşırılık)
*Daha çok, pek çok güzel insan. (aşırılık)
*En sevimli hayvan. (en üstünlük)

4.YER-YÖN ZARFLARI:


Eylemin yerini yönünü belirtirler.Genelde kullanılanlar: “yukarı, aşağı, ileri, geri, içeri, dışarı, öte, beri…”
Fiile ya da fiilimsiye sorulan "ne yöne, nereye" sorularının cevabıdır.

 *Bir anda ileri atıldı.
*Öte git.
*İçeri buyurun.
*Geri çekilin.

Yer-Yön bildiren zarflar ismin hâl eklerini veya herhangi bir çekim ekini almaz.Bu eklerden birini aldığı takdirde ya başka bir zarf çeşidi olur ya da isimleşir.

* Bu konuyu ileride konuşuruz. ( Yer-Yön zarfı olan "ileri" kelimesi hâl eki alarak zaman zarfı olmuştur.)
* Dışarıda bir gütrültü hasıl oldu. ( Burada ise yer-yön zarfı olan "dışarı" kelimesi hâl eki alarak isme dönüşmüştür.)


5.SORU ZARFLARI:


Eylemleri soru yoluyla belirten ve gördüğümüz diğer zarfları buldurmaya yarayan sözcüklerdir.Soru eyleme sorulur.

*Ben bu durumda ne yapabilirim?
*Buraya nasıl gelebildin?
*Niçin büyüklerini dinlemiyorsun?
*Bu yazıyı ne biçim yazmışsın?
*Babanlar ne zaman geri dönecek?

ZARFLAR (BELİRTEÇLER) ÖZGÜN KONU ANLATIMI - 2


Eylemlerin, sıfatların veya görevce kendisine benzeyen sözcüklerin (zarfların)
miktarını, derecesini, ölçüsünü belirtirler. Miktarlarını kısar, sınırlar, arttırır.  Eyleme, sıfata veya zarfa sorulan “ne kadar” sorusunun yanıtıdır.
 
*Bu sınava daha çok çalışmalısınız.
*Koşmayı çok seviyorum.
*Biraz daha sabret.
*İki metre kadar atladı.

Sıfatlarda sıfatın önüne gelerek sıfatın azlık-çokluğunu, derecesini belirtir.


*Tüy kadar hafif çocuk. (eşitlik)
*Çok güzel insan. (aşırılık)
*Pek güzel insan. (aşırılık)
*Daha çok, pek çok güzel insan. (aşırılık)
*En sevimli hayvan. (en üstünlük)

4.YER-YÖN ZARFLARI:


Eylemin yerini yönünü belirtirler.Genelde kullanılanlar: “yukarı, aşağı, ileri, geri, içeri, dışarı, öte, beri…”
Fiile ya da fiilimsiye sorulan "ne yöne, nereye" sorularının cevabıdır.

 *Bir anda ileri atıldı.
*Öte git.
*İçeri buyurun.
*Geri çekilin.

Yer-Yön bildiren zarflar ismin hâl eklerini veya herhangi bir çekim ekini almaz.Bu eklerden birini aldığı takdirde ya başka bir zarf çeşidi olur ya da isimleşir.

* Bu konuyu ileride konuşuruz. ( Yer-Yön zarfı olan "ileri" kelimesi hâl eki alarak zaman zarfı olmuştur.)
* Dışarıda bir gütrültü hasıl oldu. ( Burada ise yer-yön zarfı olan "dışarı" kelimesi hâl eki alarak isme dönüşmüştür.)


5.SORU ZARFLARI:


Eylemleri soru yoluyla belirten ve gördüğümüz diğer zarfları buldurmaya yarayan sözcüklerdir.Soru eyleme sorulur.

*Ben bu durumda ne yapabilirim?
*Buraya nasıl gelebildin?
*Niçin büyüklerini dinlemiyorsun?
*Bu yazıyı ne biçim yazmışsın?
*Babanlar ne zaman geri dönecek?


 Fiillerin veya fiilimsilerin anlamlarını durum, zaman, miktar, yer-yön ve soru bakımlarından belirten kelimelere
"zarf" (belirteç) denir.
Asıl görevleri eylemleri yer, yön, durum, miktar, soru yönlerinden nitelemektir.

*İki gün önce seni aramıştı. (zaman) 
*Geri dönmeyiniz. (yer-yön) 
*Onlardan kolay kurtuldu. (durum) 
*Derslerine az çalışıyorsun. (azlık-çokluk) 
*Bu acıya yürek nasıl dayansın? (soru)

Zarflar beş başlık altında incelenir:

1.DURUM (HAL) ZARFLARI:
 
Eyleme sorulan “nasıl, ne şekilde” sorularının yanıtıdır. 
Eylemin nasıl yapıldığını ve ne durumda olduğunu belirtir.
 
*Aynaya bakıp katıla katıla güldü. 
*Çocuk bize böyle anlattı. 
*Aptalca konuşma, kızarım! 
*Koşarak yanımızan uzaklaştı.

2.ZAMAN ZARFLARI:


Eylemin zamanını belirtirler. 
Eyleme sorulan “ne zaman, ne zamandan beri,ne zamana kadar ” sorularının yanıtıdır. 
Eylemin zamanını sınırlandırırlar.

*Akşam bize geldiler.
*İşim henüz bitmedi. 
*Bu sorunu sonra konuşuruz. 
*Eskiden buralara gelirdik.

ZARFLAR (BELİRTEÇLER) ÖZGÜN KONU ANLATIMI - 1

 Fiillerin veya fiilimsilerin anlamlarını durum, zaman, miktar, yer-yön ve soru bakımlarından belirten kelimelere
"zarf" (belirteç) denir.
Asıl görevleri eylemleri yer, yön, durum, miktar, soru yönlerinden nitelemektir.

*İki gün önce seni aramıştı. (zaman) 
*Geri dönmeyiniz. (yer-yön) 
*Onlardan kolay kurtuldu. (durum) 
*Derslerine az çalışıyorsun. (azlık-çokluk) 
*Bu acıya yürek nasıl dayansın? (soru)

Zarflar beş başlık altında incelenir:

1.DURUM (HAL) ZARFLARI:
 
Eyleme sorulan “nasıl, ne şekilde” sorularının yanıtıdır. 
Eylemin nasıl yapıldığını ve ne durumda olduğunu belirtir.
 
*Aynaya bakıp katıla katıla güldü. 
*Çocuk bize böyle anlattı. 
*Aptalca konuşma, kızarım! 
*Koşarak yanımızan uzaklaştı.

2.ZAMAN ZARFLARI:


Eylemin zamanını belirtirler. 
Eyleme sorulan “ne zaman, ne zamandan beri,ne zamana kadar ” sorularının yanıtıdır. 
Eylemin zamanını sınırlandırırlar.

*Akşam bize geldiler.
*İşim henüz bitmedi. 
*Bu sorunu sonra konuşuruz. 
*Eskiden buralara gelirdik.

Bu konuyu anlatmaya başlamadan önce konunun adını oluşturan kelimelerin "öğe" mi, "öge" mi olduğu konusuna bir açıklık getirelim.
Çoğu kaynakta "öğe" olarak geçse de bu kelime, aslında "öge" olarak verilmesi gerekir. Türk Dil Kurumunun (TDK) Büyük Türkçe Sözlüğünde "öge" kelimesinin anlamı olarak: "Bir cümleyi oluşturan özne, yüklem, tümleç vb. birimlerden her biri." denmektedir.
O zaman konumuzun adı "cümlenin öğeleri" değil, "cümlenin ögeleri" olmalıdır.

Cümlenin ögeleri iki genel grupta incelenebilir:
1- Temel Ögeler
2- Yardımcı Ögeler

1- TEMEL ÖGELER
 Temel ögeler kendi arasında ikiye ayrılır:
B) Özne

A) Yüklem
Cümlede işi, hareketi, yargıyı, bildiren çekimli unsura denir. 
Fiiller yüklem olmaya en uygun kelime gruplarıdır. Fiiller sadece kip eki veye kişi eki alarak yüklem olabilir.
* Dün kardeşim Ankara'dan geldi. ( Geldi yüklemi tek bir kip eki almıştır.)
* Buı şiiri de Hasan okusun. (Okusun kelimesi kip eki almasa da 3. tekil kişi eki almıştır.)

 Bunun yanında isim soylu sözcük ya da sözcük gurubundan yüklem yapılabilir. Fiil dışındaki sözcük türleri yüklem yapılırken bu sözcüklerin ek fiil alması gerekir.
 
*Elleri pamuk gibiydi.(edat)
*Bu işin sorumlusu odur. (zamir)
*Güneş bugün pırıl pırıldı.(ikileme)
*Bu gördüğün yerler babamın tarlasıdır. ( isim tamlaması)
*Bana tek teselli güzel gözlerindir. (sıfat tamlaması)
*İhtiyacımız olan tek şey çalışmaktır.  (Fiilimsi / isim-fiil)
* Cümlelerinde kullandığı tek bağlaç vedir.  (Bağlaç)

 Not 1:Bir cümle birden çok öğeden oluşabileceği gibi tek bir yüklemden de oluşabilir.
* Dünden beri bir işte çalışıyorum.  
* Seviyorsun.
Sıcacıktı.
 
Not 2: Yüklem genlikle cümlenin sonunda bulunur. Bu tür cümlelere yüklemin yerine göre "kurallı cümle" denir. Bu cümle çeşidi Türkçenin millî cümle çeşididir. En eski Türk yazıtlarında kurallı cümleler kullanılmıştır.Ancak değişen dil anlayışı ile devrik cümleler de kullanılmaya başlanmıştır. Yüklemi sonda olmayan cümlelere de "devrik cümle" denir.
 
*Sakla samanı gelir zamanı.
*İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.
 

CÜMLENİN ÖGELERİ ÖZGÜN KONU ANLATIMI - 1

Bu konuyu anlatmaya başlamadan önce konunun adını oluşturan kelimelerin "öğe" mi, "öge" mi olduğu konusuna bir açıklık getirelim.
Çoğu kaynakta "öğe" olarak geçse de bu kelime, aslında "öge" olarak verilmesi gerekir. Türk Dil Kurumunun (TDK) Büyük Türkçe Sözlüğünde "öge" kelimesinin anlamı olarak: "Bir cümleyi oluşturan özne, yüklem, tümleç vb. birimlerden her biri." denmektedir.
O zaman konumuzun adı "cümlenin öğeleri" değil, "cümlenin ögeleri" olmalıdır.

Cümlenin ögeleri iki genel grupta incelenebilir:
1- Temel Ögeler
2- Yardımcı Ögeler

1- TEMEL ÖGELER
 Temel ögeler kendi arasında ikiye ayrılır:
B) Özne

A) Yüklem
Cümlede işi, hareketi, yargıyı, bildiren çekimli unsura denir. 
Fiiller yüklem olmaya en uygun kelime gruplarıdır. Fiiller sadece kip eki veye kişi eki alarak yüklem olabilir.
* Dün kardeşim Ankara'dan geldi. ( Geldi yüklemi tek bir kip eki almıştır.)
* Buı şiiri de Hasan okusun. (Okusun kelimesi kip eki almasa da 3. tekil kişi eki almıştır.)

 Bunun yanında isim soylu sözcük ya da sözcük gurubundan yüklem yapılabilir. Fiil dışındaki sözcük türleri yüklem yapılırken bu sözcüklerin ek fiil alması gerekir.
 
*Elleri pamuk gibiydi.(edat)
*Bu işin sorumlusu odur. (zamir)
*Güneş bugün pırıl pırıldı.(ikileme)
*Bu gördüğün yerler babamın tarlasıdır. ( isim tamlaması)
*Bana tek teselli güzel gözlerindir. (sıfat tamlaması)
*İhtiyacımız olan tek şey çalışmaktır.  (Fiilimsi / isim-fiil)
* Cümlelerinde kullandığı tek bağlaç vedir.  (Bağlaç)

 Not 1:Bir cümle birden çok öğeden oluşabileceği gibi tek bir yüklemden de oluşabilir.
* Dünden beri bir işte çalışıyorum.  
* Seviyorsun.
Sıcacıktı.
 
Not 2: Yüklem genlikle cümlenin sonunda bulunur. Bu tür cümlelere yüklemin yerine göre "kurallı cümle" denir. Bu cümle çeşidi Türkçenin millî cümle çeşididir. En eski Türk yazıtlarında kurallı cümleler kullanılmıştır.Ancak değişen dil anlayışı ile devrik cümleler de kullanılmaya başlanmıştır. Yüklemi sonda olmayan cümlelere de "devrik cümle" denir.
 
*Sakla samanı gelir zamanı.
*İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.
 


Bu yıl son kez yapılacak olan Seviye Belirleme Sınavı (SBS), 9 Haziran Cumartesi günü yapılacak.
Bu yılki sınava 6. ve 7. sınıflar girmeyecek. 
Sınav sadece 8. sınıf öğrencilerine yönelik olarak uygulanacak.

8. SINIF SEVİYE BELİRLEME SINAVI (SBS) NE ZAMAN?

Bu yıl son kez yapılacak olan Seviye Belirleme Sınavı (SBS), 9 Haziran Cumartesi günü yapılacak.
Bu yılki sınava 6. ve 7. sınıflar girmeyecek. 
Sınav sadece 8. sınıf öğrencilerine yönelik olarak uygulanacak.

KELİMELER ARASINDAKİ ANLAM İLİŞKİLERİ

 A. TERİM ANLAMLI KELİMELER
Bilim, sanat, spor, meslek dallarına ait özel kelimelere terim anlam denir. Bir kelimenin temel anlamda kullanılıp kullanılmaması cümleye bağlıdır.
Örnek: Oyunun ikinci perdesi harikaydı. (Terim)
            Evdeki bütün perdeler yıkandı. (Terim anlam değil.)

B. YANSIMA KELİMELER
Doğadaki (insanların bilinçsizce çıkardığı sesler dahil) seslerin taklit yoluyla dile aktarılması ile oluşan kelimelere yansıma kelimeler denir.
Örnek: Arabanın lastiği birden patladı.

SÖZCÜKTE (KELİMEDE) ANLAM - 2

KELİMELER ARASINDAKİ ANLAM İLİŞKİLERİ

 A. TERİM ANLAMLI KELİMELER
Bilim, sanat, spor, meslek dallarına ait özel kelimelere terim anlam denir. Bir kelimenin temel anlamda kullanılıp kullanılmaması cümleye bağlıdır.
Örnek: Oyunun ikinci perdesi harikaydı. (Terim)
            Evdeki bütün perdeler yıkandı. (Terim anlam değil.)

B. YANSIMA KELİMELER
Doğadaki (insanların bilinçsizce çıkardığı sesler dahil) seslerin taklit yoluyla dile aktarılması ile oluşan kelimelere yansıma kelimeler denir.
Örnek: Arabanın lastiği birden patladı.


İSİM (AD) TAMLAMASI KONU ANLATIMI

İsim (Ad) Tamlaması Nedir?
En az iki ismin, aralarına hiçbir noktalama işareti girmeden oluşturdukları anlamlı bütüne isim (ad) tamlaması denmektedir.
İsim tamlamasını oluşturan birinci kelimeye tamlayan, ikinci kelimeye tamlanan  adı verilir. Sırayı karıştırmamak için kelimelerdeki "n" sesinin sayısına bakılabilir. Tamlayan kelimesinde bir adet "n" sesi olduğu için bu, birinci unsur; tamlanan kelimesinde iki adet "n" sesi olduğu için bu da ikinci unsur olarak söylenebilir. Böyle bir kodlama yapılırsa daha akılda kalıcı bir şekilde öğrenilmiş olur.

İsim (ad) tamlamaları bazı kaynaklara göre üç, bazı kaynaklara göre dört tanedir. Biz de dört tane isim tamlaması çeşidi anlatacağız.

1- Belirtitli İsim (Ad) Tamlaması:
Birinci unsurun (tamlayan) -ın, -in, -un, -ün eklerini; ikinci unsurun (tamlanan) -ı, -i, -u, -ü eklerini aldığı tamlamalardır.

Örn: rüzgârın sesi
        renklerin festivali

Belirtili isim tamlamasının özellikleri:

a) Belirtili isim tamlamasının unsurları arasına sıfat girebilir.

Örn: serin rüzgârın muhteşem sesi
        açık renklerin kalabalık festivali

b) Belirtili isim tamlamasınmın unsurları (tamlayan-tamlanan) yer değiştirebilir.

Örn: Camlara vuruyordu sesi rüzgârın

c) Bazen -ın, -in ekleri yerine -dan, -den ekleri gelebilir.

Örn: sorulardan bazıları

ç) Belirtitli isim tamlamasının unsurları zamir olabilir.

Örn: onların çoğu

d) Kişi zamirlerinin tamlayan olduğu durumlarda Türkçenin bir özelliği olarak zamir düşürülebilir. Böyle bir durumda ortaya çıkan isim tamlamasına tamlayanı düşmüş belirtili isim tamlaması denir.

Örn: arabamız (bizim arabamız)
        saatiniz (sizin saatiniz)
e) Bir tamlayan veya tamlanan birden çok kelimeye bağlanabilir.

 Örn: renklerin ve seslerin güzelliği
         insanların kardeşliği ve düşmanlığı
        
2- Blirtisiz İsim Tamlaması:

Birinci unsurun ek almadığı, ikinci unsurun -ı, -i, -u, -ü eklerini aldığı tamlamalardır. Bir ismin neden yapıldığını, ne işe yaradığını ya da neye benzediğini belirten isim tamlamalarıdır.

Örn: kredi kartı
        çilek reçeli

3- Takısız İsim Tamlaması:

Her iki unsurun da ek almadığı tamlamalardır. Tamlayan hammadde olmalıdır. ( Tamlayan hammadde değilse sıfat olur. Ve tamlama da sıfat tamlaması olacaktır.)

Örn: altın kolye
        plastik kaşık

4- Zincirleme İsim Tamlaması:

En az üç ismin anlamlı bir bütün oluşturmasıyla meydana gelen tamlamalardır.

Örn: müdürün ceketinin düğmesi
        kitabın kapağının rengi

İSİM (AD) TAMLAMASI ÖZGÜN KONU ANLATIMI

İSİM (AD) TAMLAMASI KONU ANLATIMI

İsim (Ad) Tamlaması Nedir?
En az iki ismin, aralarına hiçbir noktalama işareti girmeden oluşturdukları anlamlı bütüne isim (ad) tamlaması denmektedir.
İsim tamlamasını oluşturan birinci kelimeye tamlayan, ikinci kelimeye tamlanan  adı verilir. Sırayı karıştırmamak için kelimelerdeki "n" sesinin sayısına bakılabilir. Tamlayan kelimesinde bir adet "n" sesi olduğu için bu, birinci unsur; tamlanan kelimesinde iki adet "n" sesi olduğu için bu da ikinci unsur olarak söylenebilir. Böyle bir kodlama yapılırsa daha akılda kalıcı bir şekilde öğrenilmiş olur.

İsim (ad) tamlamaları bazı kaynaklara göre üç, bazı kaynaklara göre dört tanedir. Biz de dört tane isim tamlaması çeşidi anlatacağız.

1- Belirtitli İsim (Ad) Tamlaması:
Birinci unsurun (tamlayan) -ın, -in, -un, -ün eklerini; ikinci unsurun (tamlanan) -ı, -i, -u, -ü eklerini aldığı tamlamalardır.

Örn: rüzgârın sesi
        renklerin festivali

Belirtili isim tamlamasının özellikleri:

a) Belirtili isim tamlamasının unsurları arasına sıfat girebilir.

Örn: serin rüzgârın muhteşem sesi
        açık renklerin kalabalık festivali

b) Belirtili isim tamlamasınmın unsurları (tamlayan-tamlanan) yer değiştirebilir.

Örn: Camlara vuruyordu sesi rüzgârın

c) Bazen -ın, -in ekleri yerine -dan, -den ekleri gelebilir.

Örn: sorulardan bazıları

ç) Belirtitli isim tamlamasının unsurları zamir olabilir.

Örn: onların çoğu

d) Kişi zamirlerinin tamlayan olduğu durumlarda Türkçenin bir özelliği olarak zamir düşürülebilir. Böyle bir durumda ortaya çıkan isim tamlamasına tamlayanı düşmüş belirtili isim tamlaması denir.

Örn: arabamız (bizim arabamız)
        saatiniz (sizin saatiniz)
e) Bir tamlayan veya tamlanan birden çok kelimeye bağlanabilir.

 Örn: renklerin ve seslerin güzelliği
         insanların kardeşliği ve düşmanlığı
        
2- Blirtisiz İsim Tamlaması:

Birinci unsurun ek almadığı, ikinci unsurun -ı, -i, -u, -ü eklerini aldığı tamlamalardır. Bir ismin neden yapıldığını, ne işe yaradığını ya da neye benzediğini belirten isim tamlamalarıdır.

Örn: kredi kartı
        çilek reçeli

3- Takısız İsim Tamlaması:

Her iki unsurun da ek almadığı tamlamalardır. Tamlayan hammadde olmalıdır. ( Tamlayan hammadde değilse sıfat olur. Ve tamlama da sıfat tamlaması olacaktır.)

Örn: altın kolye
        plastik kaşık

4- Zincirleme İsim Tamlaması:

En az üç ismin anlamlı bir bütün oluşturmasıyla meydana gelen tamlamalardır.

Örn: müdürün ceketinin düğmesi
        kitabın kapağının rengi


ANLATIM BOZUKLUĞU ÖZGÜN KONU ANLATIMI-1



Anlatım bozukluğu iki kısımda incelenir:

1-Anlama Dayalı Anlatım Bozukluğu:
 A) Yanlış Anlamda Kullanılan Sözcükler:



Dilimizde bazı sözcükler arasında küçük anlam farkları vardır. Bu anlam farklarına dikkat etmemek anlatım bozukluğuna neden olur.

Örnek:  "ücret" ve "fiyat" kelimeleri genel anlam itibari ile eder, paha anlamına gelir. Ama "ücret" kelimesi, bir hizmet karşılığı ödenen parayı anlatırken; "fiyat" kelimesi, bir nesne karşılığı ödenen parayı ifade eder. Bu iki kelime arasındaki anlam farına dikkat etmemk anlatım bozukluğuna neden olur.

* Belediye, otobüs fiyatlarına zam yaptı. 

Bu cümle hatalıdır. Çünkü fiyat kelimesi nesne karşılığı ödenen/ödenecek para olduğundan; belediye, sanki otobüs satıyomuş gibi anlaşılır. Oysa burada kast edilen yol parasıdır. Yani "fiyat" kelimesi değil, "ücret" kelimesi cümleye gelmelidir.

Bu kelimelerin yanı sıra "azımsamak - küçümsemek","büyümek -uzamak", "olanak-olasılık" gibi kelimelerde de karıştırmalar yaşanabilir. 
B) Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması:
Cümlelerimizde kullanacağımız kelimelerin anlamları kadar, o kelimenin cümle içerisindeki yeri de önemlidir. Yerli yerinde kullanılmayan bir kelime anlatım bozukluğuna neden olur. Böyle bir anlatım bozukluğu, zarf olacak olan kelimenin sıfat olarak kullanılmasıyla ortaya çıkar.
* Yeni eve gelmiştim ki telefon çaldı.

Yukarıdaki cümlede "yeni" kelimesi sıfat olarak kullanılmış. Ancak evin yeniliği değil, kişinin eve henüz gelmiş olduğu anlatılıyor. O zaman "yeni" kelimesinin yeri değiştirilecek demektir. Cümle şu hale getirilirse doğru olacaktır:
* Eve yeni gelmiştim ki telefon çaldı.

Bir başka örnek:

* İzinsiz müdürün odasına girmek yasaktır. (Yanlış)
* Müdürün odasına izinsiz girmek yasaktır. (Doğru)

ANLATIM BOZUKLUĞU ÖZGÜN KONU ANLATIMI-1

ANLATIM BOZUKLUĞU ÖZGÜN KONU ANLATIMI-1



Anlatım bozukluğu iki kısımda incelenir:

1-Anlama Dayalı Anlatım Bozukluğu:
 A) Yanlış Anlamda Kullanılan Sözcükler:



Dilimizde bazı sözcükler arasında küçük anlam farkları vardır. Bu anlam farklarına dikkat etmemek anlatım bozukluğuna neden olur.

Örnek:  "ücret" ve "fiyat" kelimeleri genel anlam itibari ile eder, paha anlamına gelir. Ama "ücret" kelimesi, bir hizmet karşılığı ödenen parayı anlatırken; "fiyat" kelimesi, bir nesne karşılığı ödenen parayı ifade eder. Bu iki kelime arasındaki anlam farına dikkat etmemk anlatım bozukluğuna neden olur.

* Belediye, otobüs fiyatlarına zam yaptı. 

Bu cümle hatalıdır. Çünkü fiyat kelimesi nesne karşılığı ödenen/ödenecek para olduğundan; belediye, sanki otobüs satıyomuş gibi anlaşılır. Oysa burada kast edilen yol parasıdır. Yani "fiyat" kelimesi değil, "ücret" kelimesi cümleye gelmelidir.

Bu kelimelerin yanı sıra "azımsamak - küçümsemek","büyümek -uzamak", "olanak-olasılık" gibi kelimelerde de karıştırmalar yaşanabilir. 
B) Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması:
Cümlelerimizde kullanacağımız kelimelerin anlamları kadar, o kelimenin cümle içerisindeki yeri de önemlidir. Yerli yerinde kullanılmayan bir kelime anlatım bozukluğuna neden olur. Böyle bir anlatım bozukluğu, zarf olacak olan kelimenin sıfat olarak kullanılmasıyla ortaya çıkar.
* Yeni eve gelmiştim ki telefon çaldı.

Yukarıdaki cümlede "yeni" kelimesi sıfat olarak kullanılmış. Ancak evin yeniliği değil, kişinin eve henüz gelmiş olduğu anlatılıyor. O zaman "yeni" kelimesinin yeri değiştirilecek demektir. Cümle şu hale getirilirse doğru olacaktır:
* Eve yeni gelmiştim ki telefon çaldı.

Bir başka örnek:

* İzinsiz müdürün odasına girmek yasaktır. (Yanlış)
* Müdürün odasına izinsiz girmek yasaktır. (Doğru)

SÖZCÜKTE (KELİMEDE) ANLAM ÖZGÜN KONU ANLATIMI - 1

SÖZCÜK (KELİME)
: Hecelerden oluşan anlamlı ya da anlamsız dil birliği. Kelimeler, tek başılarına kullanıldığında anlamsız da olabilir. Örneğin edatlar, tek başlarına bir anlama sahip değilken, cümle içerisinde görev ve anlam kazanır.

SÖZCÜKLERİN ANLAM ÖZELLİKLERİ

    A. TEMEL ANLAM
 Bir kelimeyi okuduğumuzda ya da duyduğumuzda aklımıza gelen ilk anlam, o kelimenin temel anlamıdır. Bir başka tanımla; bir kelimenin sözlükteki ilk anlamına temel anlam denir.

   Örnek: Eşime güzel bir etek aldım.
 Yukarıdaki örnekte "etek" kelimesi bir kadın giysisi olarak verilmiştir. Bu yüzden temel anlamda kullanılmıştır.

B. YAN ANLAM
 Bir kelimenin gerçek anlamından çok uzaklaşmadan kazandığı yeni anlama yan anlam denir.

Örnek: Dağların etekleri baharla birlikte yeşermeye başladı.
Bu cümledeki etek kelimesi ise kadın elbisesi anlamında değil; dağların yamaçları anlamında kullanılmıştır.

C. MECAZ ANLAM
Bir kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yepyeni anlama mecaz anlam denir.

Örnek: Etekleri zil çalıyordu.
Bu cümledeki etek kelimesi ise deyimleşmiş ve soyut bir dyrymu karşılamıştır.

SÖZCÜKTE ANLAM KONU ANLATIMI - 1

SÖZCÜKTE (KELİMEDE) ANLAM ÖZGÜN KONU ANLATIMI - 1

SÖZCÜK (KELİME)
: Hecelerden oluşan anlamlı ya da anlamsız dil birliği. Kelimeler, tek başılarına kullanıldığında anlamsız da olabilir. Örneğin edatlar, tek başlarına bir anlama sahip değilken, cümle içerisinde görev ve anlam kazanır.

SÖZCÜKLERİN ANLAM ÖZELLİKLERİ

    A. TEMEL ANLAM
 Bir kelimeyi okuduğumuzda ya da duyduğumuzda aklımıza gelen ilk anlam, o kelimenin temel anlamıdır. Bir başka tanımla; bir kelimenin sözlükteki ilk anlamına temel anlam denir.

   Örnek: Eşime güzel bir etek aldım.
 Yukarıdaki örnekte "etek" kelimesi bir kadın giysisi olarak verilmiştir. Bu yüzden temel anlamda kullanılmıştır.

B. YAN ANLAM
 Bir kelimenin gerçek anlamından çok uzaklaşmadan kazandığı yeni anlama yan anlam denir.

Örnek: Dağların etekleri baharla birlikte yeşermeye başladı.
Bu cümledeki etek kelimesi ise kadın elbisesi anlamında değil; dağların yamaçları anlamında kullanılmıştır.

C. MECAZ ANLAM
Bir kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yepyeni anlama mecaz anlam denir.

Örnek: Etekleri zil çalıyordu.
Bu cümledeki etek kelimesi ise deyimleşmiş ve soyut bir dyrymu karşılamıştır.


Popular Posts